Radyo Akdeniz
20 Ağustos 2017, Pazar

Salih Doğan: Türkiye Pakistanlaşır

Salih Doğan: Türkiye Pakistanlaşır

'Pakistan Taliban’a sağladığı desteğin neticesi olarak Pakistan Talibanı’nın oluşumuna neden oldu ve bedelini çok ağır ödemeye başladı.'

İBRAHİM VARLI- ibrahimvarli@birgun.net

Irak ile Suriye topraklarında İngiltere büyüklüğünde bir alana hükmeden IŞİD’e yönelik hava operasyonları sürerken, bölgesel bir savaşın eli kulağında. Afganistan-Pakistan (AfPak) uzmanı akademisyen Salih Doğan IŞİD’e karşı mücadeleyi, IŞİD-Taliban çatışmasını ve İstanbul’da kurulması tartışılan Taliban ofisini BirGün’e değerlendirdi. İngiltere’de Keele Üniversitesi’nde çalışmalarına devam eden Turgut Özal Üniversitesi Araştırma Görevlisi Salih Doğan’a göre; Pakistan Taliban’a sağladığı desteğin neticesi olarak Pakistan Talibanı’nın oluşumuna neden oldu ve bedelini çok ağır ödemeye başladı. AKP hükümeti Taliban’a benzer şekilde ortaya çıkan IŞİD’in ileride bizim de başımıza bela olabileceğini görememek gibi çok büyük bir yanlışa düştü.

Molla Ömer’in ölümü sonrası Taliban’ı nasıl bir gelecek bekliyor?
Molla Ömer, 20 yılı aşkın bir zaman diliminde Taliban’ın sahip olduğu tek liderdi. Fakat şimdiye kadar sesli veya görüntülü olarak hiçbir zaman açıklama yapmış olmamasından dolayı özellikle de son yıllarda öldüğüne dair birçok haber yapılmıştı. Bu söylentilerin varlığı bile Taliban içerisinde bazı hiziplerin merkezden bağımsız olarak hareket etmelerine yol açmıştı. IŞİD’in Afganistan’da varlık göstermeye başlamasından bu yana da bu hiziplerden bazılarının IŞİD’e bağlılık yemini ettiklerini biliyoruz. Halihazırda Molla Mansur’un liderliği ilan edilmiş olsa da Molla Ömer’in oğlu Molla Yakup bu kararı tanımadığını açıkladı. Ayrıca Taliban’ın Katar’daki siyasi ofisinin başındaki isim de Molla Mansur’un liderlik açıklaması üzerine görevinden ayrıldığını duyurdu. Örgütü tekrardan tek bir çatı altında toplayacak bir lider ortaya çıkmadığı sürece Taliban’dan benzer kopuşlar yaşanmaya devam edecektir.

Taliban’dan kopan grupların IŞİD’e bağlanacağını söylüyorsunuz?
Halihazırda zaten var olan bir durumdan bahsediyoruz aslında. Bunun en önemli nedeni IŞİD’in ekonomik ve silahlı gücü diyebiliriz. Örgüt içerisinde dini açıdan halife hatta Emir’ül Müminin (Müminlerin Emiri) olarak görülen birisinin (Molla Ömer) hiçbir zaman ortada olmadığı bir dönemde IŞİD’in halifelik makamının sahibi olarak ortaya çıkışı radikal örgütler arasında yankı bulmuştu. Sahip olduğu ekonomik ve silahlı gücün de yardımı ile bir süredir Afganistan’da militan kazanmaya devam eden IŞİD’in, bu anlamda Taliban’dan yaşanacak kopmaların birinci adresi olması beklenebilir.

IŞİD Afganistan’da nasıl tutunuyor?
IŞİD Ortadoğu’daki varlığını güçlendirdikten sonra Güney Asya ve Orta Asya’ya doğru bir açılım hedefledi ve bunun için de en uygun yer açıkçası Afganistan olarak karşımıza çıkıyor. 2014 sonu itibarıyla NATO’nun muharip askerlerini çekmiş olması da bu topraklardaki radikal örgütlerin elini güçlendiren bir durum. Rus yetkililerin açıkladığı raporlara göre IŞİD’in 25 vilayette aktif olduğunu biliyoruz. Zaman zaman Taliban ile karşı karşıya geldikleri dönemler de oluyor. Fakat önceliği ağırlıklı olarak militan kazanmaya verdikleri için operasyonel anlamda ciddi saldırılar gerçekleştirmeye henüz başlamadıklarını söyleyebiliriz.

IŞİD ve Taliban’ın birbirine cihat ilan etmesi nasıl yorumlanabilir?
İlk bakışta bu iki örgütün birbiri ile savaşı birbirlerine verecekleri zarar düşünüldüğünde pozitif bir gelişme gibi durabilir fakat burada en büyük darbeyi yiyecek olan yine maalesef Afgan sivilleri olacaktır. Silahlı unsurların bölgede sayısının artması her anlamda ilk olarak sivil hayatını etkileyecektir. Birbirleri ile savaşıyor olmaları da dahil.

IŞİD’in Orta Asya sınırlarına dayanmasının yansımaları nasıl olur?
IŞİD’in Afganistan’da Taliban’a oranla daha büyük bir tehdit haline gelebilmesinin iki ihtimali var. İlki Irak ve Suriye’deki merkez üslerinden gelen silah ve ekonomik yardımın devamının sağlanması. İkinci bir ihtimal de Taliban’dan ayrılan büyük hiziplerin IŞİD’e tabi olması. Bunlardan birisi gerçekleştiği takdirde IŞİD’in ilerlemesini Afganistan’da durdurmak gibi bir niyeti yok. Taliban ile aralarındaki en büyük fark da bundan kaynaklanıyor. Taliban sadece Afganistan içinde bir cihat anlayışı ile hareket ederken IŞİD küresel cihat ilan etmiş durumda ve Afganistan sonrasında Orta Asya coğrafyasına doğru bir açılım göstermesi muhtemel.

Rusya ve Çin gibi küresel güçler bu durumdan nasıl etkilenir?
Rusya bu durumdan ciddi anlamda rahatsızlık duyuyor ve Putin, Afganistan eski Cumhurbaşkanı Karzai’nin Moskova ziyaretinde bunu açık bir şekilde dile getirmişti. IŞİD içerisindeki Orta Asya kökenli militanların varlığı ve özellikle Afganistan’ın kuzey bölgesinde ÖİH’nin de tekrar varlığını göstermeye başlamış olması, Orta Asya ülkelerindeki güvenlik zafiyetleri de göz önüne alındığında Rusya için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Çin, Afganistan ile çok kısa bir sınıra sahip olmasına rağmen tedbir alması gerektiğinin farkında. Bu konuda özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki radikal unsurların varlığından ve bunların IŞİD ile olası bir etkileşime geçmelerinden endişe duyuyorlar. Bundan dolayı da Afganistan ile alakalı konularda biraz daha ön plana çıkmaya başladılar.


Farklı motivasyonlara sahip iki örgütün benzerlikleri ve farklılıkları neler? Militanlarını nasıl motive ediyorlar?
Aslında iki örgütün de yola çıkış noktaları cihat ilanı. Taliban’ın 1990’lı yıllarda Afganistan ve Pakistan’da yaptıklarını, IŞİD de Suriye ve Irak’ta yaptı. Burada temel fark olarak Taliban’ın küresel bir cihat ilanı yapmadığını, Afganistan sınırları içerisinde bir İslam Emirliği kurma çabasında olduğunu görüyorduk. IŞİD ise Suriye ve Irak sınırları içerisinde belli bir coğrafyayı ele geçirip iyice yerleştikten sonra topraklarını genişletme amacı gütmeye ve farklı bölgelere doğru genişleme çabasına girdi. İki örgütün özellikle ortaya çıkış ve hızla etkilerini artırma süreçleri birbirine paralellik gösteriyor. Militan sayıları 10 ila 25 bin arasında değişiyor. Günümüzdeki varlıkları ile iki örgütü kıyasladığımızda ise en büyük farkın ekonomik güçleri olduğunu görüyoruz. IŞİD’in saflarına katılan militanlara verdiği aylık maaşın, Taliban’a oranla önemli bir motivasyon unsuru olarak kullanabildiğini söyleyebiliriz. Taliban’dan IŞİD’e geçişlerde bunun etkisi olduğunu zaten söylemiştik. Diğer bir motive unsuru olarak da dinin ve hilafet makamının militanlar tarafından kullanılıyor olması söylenebilir. Fakat burada da şu noktaya dikkat çekmek gerekiyor: her iki örgütün de düşman olarak karşısına aldığı ilk kesimler hep diğer Müslüman topluluklar olmuşlardır.

Taliban’ın İstanbul’da ofis açması tartışılıyordu.
Türkiye’de bir Taliban ofisi açılması söz konusu olmuştu fakat daha sonra bu ofis Katar’da açıldı. Afganistan’da olası bir barışın sağlanabilmesi için Pakistan’ın da mutlaka büyük resmin içerisinde yer alması gerekiyordu ve Türkiye iki ülke liderlerini bir araya getirerek bunu sağlama çabasındaydı. Türkiye’nin hem NATO nezdinde Afganistan’da aldığı görevler, hem de Afgan yönetimi ve halkı ile kurulan yakınlık neticesinde Taliban’ın barış görüşmelerinde muhatap alınacağı bir ofisin Türkiye’de açılması konusu dillendirilmişti.

Taliban ofisinin IŞİD ile olan ilişkiye yansıması nasıl olur?
Bunu biraz Pakistan - Taliban ilişkisi üzerinden okuyabiliriz. Bulunduğumuz coğrafyada bizimle aynı düşünen yönetimler oluşmasını sağlamak amacıyla “düşman” rejimlere karşı irili ufaklı bir çok kesimin desteklendiğini görüyoruz. Bunu yaparken de bu bölgede oluşan kontrolsüz gücün bir gün geri tepebileceğini veya farklı pragmatik hesaplar doğrultusunda çok rahat saf değiştirebileceklerini göremedik. Pakistan, farklı kanallar üzerinden Taliban’a sağladığı desteğin neticesi olarak Pakistan Talibanı’nın oluşumuna neden olmuş ve bu örgütün, kendi sınırları içerisinde yüzlerce sivilin ölümüne sebep olan saldırılar gerçekleştirmesinin önüne geçememiştir. Irak ve Suriye topraklarında 1990’ların Taliban’ına çok benzer şekilde hızla ortaya çıkan vahşi bir terör örgütünün ileride bizim de başımıza bela olabileceğini görememiş olmak dış politikamızda yapılan en büyük yanlışlarımızdan bir tanesidir.

Türkiye radikal İslamcı örgütlerin çekişmesine sahne olur mu?
IŞİD ve Taliban çekişmesinin doğrudan bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Fakat Türkiye’nin bu radikalleşmeye karşı önlem alması gerekiyor. Bu tarz örgütler için militan kazanmanın en kolay yolu toplumdaki kutuplaşmadan faydalanmak. Türkiye’den IŞİD’e katılan yüzlerce kişinin olduğunu biliyoruz. Bununla mücadele etmenin en temel yolu toplumsal barışın sağlanmasıdır.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Pakistan Afkanistan Türkiye Çin İran Suriye sünni Alevi Kürt Türk din savaşları mezhep Türkiye nereye Taliban El Nusra Işid

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sonuçlar
    Takımlar O G B M Av P
1 Kasımpaşa 2 1 1 0 2 4
2 Beşiktaş 2 1 1 0 2 4
3 Karabükspor 2 1 1 0 2 4
4 Galatasaray 1 1 0 0 3 3
5 Yeni Malatyaspor 1 1 0 0 2 3
6 Trabzonspor 1 1 0 0 1 3
7 Akhisar Bld. Genç. 1 1 0 0 1 3
8 Bursaspor 2 1 0 1 0 3
9 Medipol Başakşehir 2 1 0 1 -1 3
10 Fenerbahçe 1 0 1 0 0 1
11 Göztepe 1 0 1 0 0 1
12 Gençlerbirliği 1 0 1 0 0 1
13 Atiker Konyaspor 1 0 0 1 -1 0
14 Medicana Sivasspor 1 0 0 1 -1 0
15 Osmanlıspor FK 1 0 0 1 -2 0
16 Antalyaspor 1 0 0 1 -2 0
17 Aytemiz Alanyaspor 2 0 0 2 -3 0
18 Kayserispor 1 0 0 1 -3 0
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı