Radyo Akdeniz
18 Ağustos 2017, Cuma

İNSAN YİTİĞİ

İNSAN  YİTİĞİ

Hurşit Külter diye bir yiğit, 41 gündür yitik, yani kayıp. Ara tara bulunamıyor. Oysa devlet tarafından göz altına alındığını herkes biliyor. Annesinin babasının, eşinin, kardeşlerinin, ceylan gözlü minik kızının 41 gündür ne geceleri gece, ne gündüzleri gündüz. Kulakları seste bekliyorlar…

Gerçekte yitik olan Hurşit değil, yitik olan başta Cumhurbaşkanı, Başbakan ve dahi sen ben bizleriz.  Fırat kıyısında bir koyun kaybolursa sorumlusu benim, diyen  Hz.Ömer de yitik. Halkayı genişletirsek, burada sen yitiksin ben yitiğim, o yitik. Hasılı insanım diyen herkes yitik. Diyeceksiniz ki koskocaman  bir ülkede, insan yiter mi? Demek ki yitiyormuş. Ayrıca insan yitiği iğne yitiğine benzemezmiş. Daha doğrusu bu yitik,herhangi bir yitik değil, tedavisi mümkünsüz onulmaz bir yara.  Gittikçe büyüyen, ve de kangrenleşip bütün vücudu saracak olan kanser.  

İnsan yitiği iğne yitiğine benzemez demiştik.  Bu bakımdan “İğnesi yitenin gözü yerde kalır” sözü boşuna söylenmemiştir. Peki iyi  bulunamayan yitik olan ya insansa? Bir de yitiklerimizin sayısı gittikçe artıyorsa? Sonuçta yüzleşeceğimiz zararı dört işlemle ölçemeyiz. Çünkü terazi her ağırlığı tartamaz, dört işlem her problemi çözemezmiş.

 Toplumların vicdanı olan tarih baba, uyurken bile tek gözünü açık bırakırmış. Ve oradan bizi gözlermiş. Sonunda da değişmez adaleti için mizan terazisini kurarmış. O zaman vay geldi zalimlerin, haksızların, despotların haline. Sadece onların değil, bir haksızlık karşısında susan, tarafsız kaldığını sanan bizim gibi dilsiz şeytanların başına… 

Daha açık bir dille söyleyecek olursak, Tarih Babanın bağışlamadığı suçlar hangileridir?  Yanıt çok basit: Herkesin bildiği insan hakları ihlallerine ilişkin suçlardır. Tıpkı Tanrı Babanın yaptığı gibi. Kul hakkı yemek,can almak, hırsızlık yapmak, zulmetmek.Zulüm bilinçli ezim, yani işkence demektir. İşkenceninse kesin affı yoktur. Bu anlamda en kalıcı sözü şu dörtlüğü ile bir Alevi dedesi söylemiştir:

“Zulüm evi yıkılır / Haşa Kabetullah olsa da / Ev yıkanın evin yıkarlar / Haşa Allah olsa da…”

Devlet suçları arasında en ağır olanı ise, yönetimin adaletten uzaklaşarak, kendi halkını teslim alıp, korkuyu müzminleştirmesidir kuşkusuz.  Burada olay olağanüstü biçimde ciddileşir ve suç katmerlenir. Çünkü insanların onurunu kırmak düşünce sistemini çürütmeyi de beraberinde getirir. Düşünce çürür mü diyeceksiniz? Evet düşünce yoğun ve süreli korku altında kaldığı zaman tıpkı ıslak toprağa düşmüş bir demir parçası gibi oksitlenip çürür. Çünkü düşünce nesnel, maddi bir olgudur. O ağırlığı ve hacmi olan bir canlının ürünüdür. Işığın bile tartılıp ölçüldüğünü biliyoruz artık, değil mi?

Pekiyi yukarıdaki savımızın kanıtı, yaşamın canlı kaynağında kendini nasıl belli eder? Bunun yanıtı da çok basit: Yoğun ve müzmin korku ile halkının düşünce sistemini çürüten devletler, süreç içinde tarih sahnesinden bir biçimde silinip giderler. Tarih bunun canlı örnekleriyle doludur. O ezberlediğimiz anlı şanlı devletlerin, imparatorlukların çoğunun yerinde yeller esmiyor mu şimdi? Tarih sosyolojisi denen bilim dalı bunu açık seçik söylemiyor mu?  

Öç bıçağını ezenler bilermiş. Canını aldığı,yitirip kaybettiği değerleri yiğitleri, doğal bir çelişki gereği, belleğimize yine onlar, yani zalimler kazırmış. Lorcalar, Rosenbergler, Fuçikler, Deniz Gezmişler, Ape Musalar ve dahi Hurşitler, buna en belirgin örneklerdir. Ey yönetenler, ey düşünceyi çürütmeye çalışanlar ne yaptığınızı sanıyorsunuz?  Bizden uyarması, sonunda yazın yarılıp haber verdiği halde, dinlemeyen ve kışın yıkılınca şaşıran duvarcının çaresizliğine düşeceğiniz kesin.

Haklıya omuz vermeyen, haksızdan yanadır bilinciyle şimdi Özgür Günden gazetesinin dayanışma nöbetindeyim. Sokakta nasılsın diyen bir dosta iyiyim demeye utanır haldeyim. Bunca iyi insan,bunca gazeteci düşünür cezaevindeyken, adil hukukçular,öğretim üyeleri itilip kakılırken, benim eksiğim nerede de dışarıdayım diye hayıflandığım oluyor. Söylenecek söz çok ama son on yılda atanma beklerken intihar eden 39 eğitim emekçisi genci ve bir de Hurşit Külter’i hiç mi hiç unutamayarak, yetti gari, diyorum…  

Muhatabım sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakandır. Soruyorum Hurşit Külter nerede ?

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

hasan kıyafet nöbetci yönetmen gündem suriye kürt sorunu medya kriz dünya

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sonuçlar
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 1 1 0 0 3 3
2 Kasımpaşa 1 1 0 0 2 3
3 Yeni Malatyaspor 1 1 0 0 2 3
4 Beşiktaş 1 1 0 0 2 3
5 Trabzonspor 1 1 0 0 1 3
6 Akhisar Bld. Genç. 1 1 0 0 1 3
7 Medipol Başakşehir 1 1 0 0 1 3
8 Fenerbahçe 1 0 1 0 0 1
9 Göztepe 1 0 1 0 0 1
10 Gençlerbirliği 1 0 1 0 0 1
11 Karabükspor 1 0 1 0 0 1
12 Atiker Konyaspor 1 0 0 1 -1 0
13 Bursaspor 1 0 0 1 -1 0
14 Medicana Sivasspor 1 0 0 1 -1 0
15 Aytemiz Alanyaspor 1 0 0 1 -2 0
16 Osmanlıspor FK 1 0 0 1 -2 0
17 Antalyaspor 1 0 0 1 -2 0
18 Kayserispor 1 0 0 1 -3 0
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı