Radyo Akdeniz
22 Ekim 2017, Pazar

Kılıçdaroğlu: Güneydoğu'da ajanlar cirit atıyor

Kılıçdaroğlu: Güneydoğu'da ajanlar cirit atıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilerin Ankara temcileriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerdeki çatışmalara değinerek "İnsanlar ölüyor. Kimsenin umrunda değil" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin önündeki 5 sorunu "darbe hukuku, dış politika, ekonomi, eğitim ve Kürt sorunu" olarak sıraladı. Ana muhalefet partisi olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, Davutoğlu'na bu sorunları birlikte çözme çağrısı yaptı. Ayrıca 30 Aralık'ta Davutoğlu ile görüşecek olan Kılıçdaroğlu: 'Başkanlık sistemi için Türkiye gereksiz kavganın içine itilmemeli, zaman kaybetmemeli. Davutoğlu, başkanlık sistemi derse kendisine ne kastettiğini soracağım' şeklinde konuştu.

Toplantı salonunda, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül için de yer ayrıldı. Erdem Gül’ün isminin yazdığı sandalye toplantı boyunca boş kaldı.

‘TOPLUMDA RAHATLAMA OLMADI’

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gazetelerin Ankara temsilcileri ile dün kahvaltıda bir araya geldi, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplantıya katılan Milliyet Ankara Temsilcisi Serpil Çevikcan’ın haberine göre; Kılıçdaroğlu “İki genel seçimin arka arkaya yapılmasının temel nedeni istikrardı. Yüzde 49.5 oy aldı ama sorunların çözülebileceği ya da aşılabileceği konusunda toplumda umudu olmadığını görüyoruz, beklentinin karşılanmadığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Seçim öncesi yapılan istikrar vurgularının tutmadığını görüyoruz. Toplumda rahatlama olmadı, gerginlik devam ediyor” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE İÇİN İSTİKRARSIZLIK KURUMSALLAŞTI’

“Davutoğlu ziyarete geldiğinde beş temel sorun alanı olduğunu söylemiştim. Birincisi darbe hukuku. Darbenin Türkiye’ye çizdiği bir kalıp vardı, bu kalıbın dışına Türkiye’nin çıkması lazım. Geçtiğimiz 14 yılda Türkiye dar bir kalıba sıkıştırıldı, darbe hukuku tahkim ve takviye edildi. Diğer sorun alanları dış politika, ekonomi, eğitim ve Kürt sorunu” ifadelerini kullanan CHP lideri “Hükümet programına bakın, beş temel sorun alanıyla ilgili önümüze konulan bir şey yok. Bu sorun alanları çözülmeden Türkiye’de istikrar beklemek mümkün değil. Türkiye’de istikrarsızlık kurumsallaştı” diye konuştu.

‘BAŞKANLIK SİSTEMİ İÇİN TÜRKİYE GEREKSİZ KAVGANIN İÇİNE ATILMAMALIDIR’

Yeni Anayasa için Davutoğlu’nun randevu talebine olumlu yaklaştığını söyleyen Kılıçdaroğlu “Anayasanın ilk dört maddesi kırmızı çizgimizdir. Başkanlık sistemi için Türkiye gereksiz kavganın içine itilmemeli, zaman kaybetmemeli. 12 Eylül darbe yasalarını kaldırırsınız, parlamenter sistem çalışır. Yasama organı güçlü bir organ olarak ortaya çıkacaksa her türlü desteği verelim. Yargı bağımsızlığı konusunda her türlü katkıyı sağlarız” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun gazetecilere yaptığı açıklamaların satır başları şöyle;

‘KENAN EVREN’İ SUÇLUYORUZ AMA…’

“Davutoğlu, başkanlık sistemi derse kendisine ne kastettiğini soracağım. ABD modeliyse de Türkiye tipiyse de öğrenmek isteriz. 200 yıllık tecrübemiz varken bilmediğimiz bir alana niye bodoslama dalıyoruz. Ortaya bir şey konacak ki tartışalım. Bir başkanlık tutturmuşlar, nedir belli değil. Parlamenter sistemi savunuyoruz. (Karşı argümanınız olacak mı?) Bileceğiz ki ona göre söyleyelim. Belki de çok mükemmel sistem getirirler, biz de deriz ki, ‘evet ne kadar güzel, arayıp bulamadığımız bir sistem’ destekleriz. Aslında biz biliyoruz o modeli. Saray’da oturan zatın, hem parti başkanı hem parlamento başkanı hem vali hem kaymakam olabileceği bir model. 12 Eylül darbe hukukunu değiştirirseniz parlamenter sistem çalışır. ABD’deki başkanlık sisteminde en zayıf kişi Obama’dır. ABD sistemini dengeleyen eyaletlerdir, biz de eyalet sistemi yok. Biz parlamenter sistemi askeri darbeyle dejenere etmişiz. Kenan Evren’i suçluyoruz ama şimdi onun söylediklerini güçlendirmek istiyoruz.

‘DAVUTOĞLU’NUN GÜNDEMİNDE BAŞKANLIK OLMADIĞI KANISINDAYIM’

(Yeni anayasayı başkanlık modeliyle de tartışılırız diyor musunuz?) Biz parlamenter sisteme dayalı, saat gibi çalışan, güçlerin birbirini denetlediği bir demokratik sistem istiyoruz. Davutoğlu illa başkanlığı getireceğiz derse kastını soracağım. Davutoğlu’na düşünceni bana sakın açma diyemem, saygısızlık olur. Parlamenter sistemden yana olduğumuzu ifade ediyoruz. Devleti devlet yapan kurum kültürlerini güçlendirmektir. Bunları topluma daha iyi anlatabilirsek ki Davutoğlu aynı zamanda bir akademisyen, bunları daha iyi anlatır. Gündeminde başkanlık sisteminin olmadığı kanısındayım.

(2016 içinde başkanlık bağlamında anayasa referandumu beklentiniz var mı?) Ben başkanlık sisteminin gündeme geleceğini tahmin etmiyorum. Bir kişinin müthiş bir arzusu var ama hükümetin gündeminde başkanlık sistemi olduğunu düşünmüyorum. Türkiye bu kadar ağır sorunlar yaşarken, yeni bir sorunla Türkiye’yi yüz yüze getirmek doğru değil. Aklı olan kimse bunu yapmaz ama hırsları olanlar farklı, sonuçları tehlikeli olur.

DAVUTOĞLU’NA AB ÇAĞRISI

2016 için Davutoğlu’na açık ve net bir çağrı yapıyorum. Gelin AB’nin yeni fasıl açmasını beklemeyelim. AB’nin bütün standartlarını Türkiye’ye getirelim. Onların dayatmasına gerek yok. Neden illa bekliyoruz ki AB fasıl açsın da dayatsın. Mezhep, intikam eksenli bir dış politika olamaz. Dış politika değişmeli. Dış politika konusunda ilişkilerin yumuşatılması için bize düşen görev varsa yaparız.

‘KİMSE OTONOM BÖLGELER YARATMAYA KALKMASIN’

Toplumsal barışın giderek derinleştiğini hep beraber görüyoruz. Sorun giderek büyüdü, eskiden dağdaydı eşkıya şimdi şehirlere indi. Kimin zamanında indi? Bütün iyi niyetimizle kredi verdik. (Güneydoğu’da yaşanan sorunla ilgili somut önerileriniz nedir?) TBMM’de partilerin eşit temsiliyle uzlaşma komisyonu kurulması lazım. Sorunun çözümünü parlamentoya taşımalıyız. Operasyonların ilerleme biçimi, herkesi kaygılandırıyor. Yolları kazıyorsunuz, barikatlar yapıyorsunuz, bir hukuk devletinde bu olur mu? Kimse otonom bölgeler yaratmaya kalkmasın. İkinci kaygımız sivillerin zarar görmesi. Diyaliz hastası bir kişi beyaz bayrakla diyaliz merkezine gideceğim noktasına gelmişse, düşünmemiz lazım.

‘MASAYA OTURDUKTAN SONRA MASAYI ZOR DEVİRİRSİNİZ’

Çözüm sürecinin sağlıklı süreç olmadığını söyledik. Masaya oturduktan sonra masayı devirirseniz çözümü zorlaştırırsınız. Hiç masaya oturmayacaktınız, ama oturdunuz. Neden masaya oturduklarını kimse bilmiyor ama biz biliyoruz. PKK kandan beslenen bir örgüttür, o ister ki herkes ölsün.

‘GÜNEYDOĞU’DA AJANLAR CİRİT ATIYOR’

Bölgede duygusal kopuştan söz ediliyor. Asıl tehlikeli olan bu. Ama iyi bir strateji ile çözmezsek sorun Türkiye’nin boyutlarını aşabilir. Doğu ve Güneydoğu’da bütün ülkelerin ajanları cirit atıyor. PKK şehre yerleşmiş durumda, militanların elinde silahlar var. Sorunu, irade koymadığınız, toplumsal aklı dikkate almadığınız sürece çözemezsiniz. Bugüne kadar sorun siyasal ikbali sağlamak için kullanıldı. İnsanlar ölüyor. Kimsenin umrunda değil. Bizim parlamentoda bu sorunu oturup konuşmamız lazım. Silahların gölgesinden arındırmamız lazım bölgeyi. Parlamentoya taşıyabilirsek konuyu, önemli bir aşama kaydetmiş oluruz.

Kaynak: İLERİ HABER

 
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

ajan güneydoğu sıkıyönetim dışarıya çıkma yasak kemal kılıçdaroğlu pkk tsk şehit ölüm ajanlar

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sonuçlar
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

BASINDA BUGÜN

TÜM GAZETELER