12 Aralık 2017, Salı

Yaşar Nuri Öztürk, Gezi Direnişi için ne yazmıştı?

Yaşar Nuri Öztürk, Gezi Direnişi için ne yazmıştı?

Gezi Eylemlerini “Emevi faşizmine karşı bir direniş” olarak yorumlayan Prof. Öztürk, aynı zamanda bu eylemleri kitabına da taşımış ve “Ebuzer” adlı kitabında “Gezi”yi ayrıca ele almıştı.

Dine, dünyaya; siyasal ve toplumsal sorunlara karşı derdi olan ve bu derdini her platforma dile getiren bir eylem insanıydı.

“Allah ile Aldatmak” adlı kitabına Paul Tillich’e ait şu çarpıcı sözle başlar Yaşar Nuri Öztürk:"Dinler tarihi insanın tanrısal güce katılmaya ve onu beşerî amaçlar için kullanmaya yönelik" girişimleriyle doludur. Kanaatimizce Öztürk’ün kalemine güç veren, onu her daim zinde tutan ve üretkenliğine kol kanat geren ruh dünyasının arkasında bu sözde vücut bulan politik ve düşünsel tavır yatmaktadır. Zira İslam tarihi aynı zamanda iktidar mücadelelerinin, kana ve göz yaşına tanık olmuş iç savaşların ve din adına saltanat sürenlerin tarihidir dersek yeridir sanırım.

Çalışkan, azimli ve idealist bir isimdir Öztürk. Time Dergisinin gerçekleştirdiği “20. Yüzyılın En Önemli Kişileri” anketinin “En Önemli Bilim Adamları ve Islahatçılar” listesinde ilk on isim arasında yerini alır. Türkçenin yanı sıra İngilizce, Almanca, Farsça dillerinde de eserleri basılan yazarın kitaplarının sayısı 50’den fazladır. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışındaki üniversitelerde de çalışmalarda bulunan Öztürk, özelikle şahsıyla özdeşleşen “Kur’an’a Dönüş Hareketi” bağlamında sürekli olarak eleştirilen odağında yer alsa da, süreç içerisinde özellikle onu destekleyenler gözünde bir fenomene dönüşür.

Her yazdığı kitap merakla beklenen ve akabinde onlarca baskı yapan, çıktığı televizyon programları ilgiyle izlenen, röportaj ve açıklamaları ile gündemdeki yerini hep koruyan Öztürk, akademisyen kimliğinin çok ötesinde bir etkiye sahiptir. Şüphesiz düşüncelerini “söyleme” ulaştırma başarısı, bu etkiyi derinleştiren bir faktördür. Siyasal alana müdahil olma eğilimini her daim diri tutan Öztürk, aynı zamanda aktif siyasetin içerisinde de yer almış dahası siyasal bir partinin kuruculuğunu bile üstlenmiştir.

Gezi Eylemlerini “Emevi faşizmine karşı bir direniş” olarak yorumlayan Prof. Öztürk, aynı zamanda bu eylemleri kitabına da taşımış ve  “Ebuzer” adlı kitabında “Gezi”yi ayrıca ele almıştır. Bu anlamda düşünsel kimliği ile politik kimliği iç içe geçmiş bir kalemdir O. Kaleminin hedefinde ise “din tacirleri” ve“bağnaz örgüt ve yapılar” vardır. Öztürk’e göre Emeviler döneminden itibaren kurumsallaşan, uleması, şeyhi, politikacı ile dini yozlaştıran bu kesimler İslam inancına adeta ihanet etmekte ve bu imtiyazlı zümre insanları “Allah ile aldatmaktadır”.

Öztürk’e göre gelinen aşamada eğer insanlar imanlarının tehlikeye girdiğini düşünüyorlarsa Deizme yönelmelidirler. Çünkü bu noktada “iman” uçurumun kenarında bir yerde durmaktadır. Ve bu uçurumdan düşmeden önce tek sığınak Deizmdir artık. Dahası ona göre Kur’an da Deizme kapı aralayan bir kitaptır.  Ayrıca Öztürk Deistler içinde şu övgü dolu sözleri ifade eder: “Deistler, dinciliğin bütün kötülüklerine, rezilliklerine rağmen Allah’a inançlarını koruyan samimi mü'min insanlardır. Tarihin en namuslu, en ahlaklı, en üretken adamlarıdır. Atatürk de Deist’tir. Hem namuslu hem de Allah’a imanı olan adam başka bir yere gidemez”.

Yine konu bağlamında aktaracağımız şu sözlerde O’na aittir: “Tüm aydınlanmacı filozoflar Voltaire’den Kant’a ve Marks’a kadar hepsi deisttir. Nietzsche’nin ‘Öldü’ dediği tanrı papazların tanrısı. Marks da öyledir. Bu kitabın gelecek baskılarından birine “Marks’ın deizmi’’ diye bir bölüm ekleyeceğim. Amerika’nın ağzı ile Allahsız, ateist filan değil Marks. Zaten ateizm diye bir kavramı Kuran kabul etmiyor. Marks; dünyanın en ahlaklı, en dürüst, en sevecen, en çalışkan, en üretken, en insancıl adamlarından biridir. Peygamberlerin bütün ideallerini hayata geçirmek için savaşmış adam, yaşadığı sürece...”

Diğer taraftan Yaşar Nuri Öztürk olumsuz eleştirilerin de odağında yer alan bir isimdir. Şahsına ve politik kimliğine yönelik eleştirileri bir yana bırakırsak Öztürk en çok Kur’an üzerine yaptığı çalışmalarla eleştirilir. Üstelik bu eleştirileri yapanlar da sadece “dindar” camia ile sınırlı değildir. Öyle ki bu camianın içerisinde yer almayan düşün insanları da onu eleştirir. İlhan Arsel, Hasan Aydın, Yasin Ceylan bu isimlerden sadece birkaçıdır diyebiliriz. Örneğin bu isimlerden Prof.Dr. Yasin Ceylan, Öztürk’ü şöyle eleştirmektedir: “Yaşar Nuri Öztürk’ün, bugün, İslami yaşam tarzını, her yönden etkisi altına alan Batı kültürünü algılama biçimi, ve uzlaştırma adına, İslam dinini yorumlama yöntemi, bir taraftan, bu yabancı unsurların menşeini ve gerekçelerini gizli tutarak veya tahrif ederek, Müslüman toplumun, yüzelli yıldan beri büyük çabalarla uygulamaya koyduğu batılılaşma projesini baltalıyor; diğer taraftan, İnsanlık tarihinde, özgün bir yaşam modeli sunan İslam dininin temel nasslarıyla oynayarak, onu, her şeye uygun, ama ne olduğu belirsiz, çelişkili iddialar ihtiva eden, insicamsız bir dünya görüşü haline sokuyor."

Doç.Dr. Hasan Aydın ise Öztürk’ü özetle şöyle eşetirir: “Öztürk, Kur'an'ın çoğunu müteşabih olarak görmek ve müteşabihi çok anlamlı sembollere indirgemekle, her insanın kendisine göre yeni yorumlar ortaya koyabileceğini söylemekte; bu semboller aracılığıyla, Kur'an'ın öz olarak her şeyi içerdiğini belirtmektedir. Kuşkusuz Kur'an'ı sembollere indirgemek ve o sembollerin anlamını, bireylerin algılarına bırakmak, farkına varmadan dini bireyselleştirmektir. Kimi modem yorumcuların, 'metnin anlamı öznenin algılayışına bağlıdır' biçiminde dillendirilen ve postmodem çoğulculuğu savunuyor gözüken bu anlayış, modernistlerin önemli bir çelişkisidir; çünkü bu anlayış, gelenekçilerin sözelci-literal yorumlarına cephe almalarını anlamsızlaştırır.”

Öztürk’ün izlediği metodolojiyi ve akabinde onun din yorumunu eleştiren bu çalışmalar başka bir yazının konusu olacak kadar önemlidir. Bununla birlikte Öztürk, ele aldığı konuları titizlikle incelemiş özellikle tarihi hadiseler bağlamında dönemin güç ve iktidar çatışmalarını örneklendirerek aktarmıştır. Bu anlamda yazar mercek altına aldığı meseleleri, kişisel değerlendirmeleri ile sınırlı tutmamış ve çalışmalarına tarihsel bir boyut katmıştır. Diğer taraftan bu durum halkın dinsel tartışmalara olan ilgisini arttırmış ve belli bir düzeyde de olsa dinsel alana dair bir farkındalık yaratmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk’le özdeşleşen tartışmalardan birisi de “gerçek İslam tartışmaları” olmuştur. Buna göre Öztürk’ün İslam inancına dair “tarihsel yorumu” ve özellikle Kur’an tefsir ve meali bağlamında izlediği çizgi, O’nu “egemen İslam anlayışının” dışına çıkarmıştır. Böylece O’nun temsil ettiği İslam anlayışının“gerçek İslam” olduğu düşüncesi kabul görmeye başlamıştır.  İşte tam bu noktada “İslam’ın aslında ne demek istediği tartışılırsa, eleştirel aklın geri planda kalacağı ve dinsel söylemlerin yeniden kutsanacağı” ifade edilmiştir. Bununla birlikte Öztürk sadece bu çerçevede eleştirilmemiş; aynı zamanda O, “seküler dünyada” çarpık bir din algısı yarattığı ve “gerçek İslam bu değil” iddiası ekseninde “hakikatleri”gölgelediği savı ile de eleştirilere maruz kalmıştır.

Bütün bu tartışmaları saklı tutmak kaydıyla nihai olarak şunu ifade edelim ki; Öztürk her şeyden önce oldukça çalışkan, özverili; söylediklerine samimiyetle inanan; totaliter ve bağnaz din inancına karşı özgürlükçü, çoğulcu din anlayışını benimseyen ve bu doğrultuda eserler vermeye çalışan bir düşün insanı idi. Beğenelim beğenmeyelim söyledikleri ile onbinlerce insanı etrafında toplayan ve yaşadığı sürece fikri heyecanından bir şey kaybetmeyen, son yılların yetiştirdiği önemli bir din bilimcisiydi. Dine, dünyaya; siyasal ve toplumsal sorunlara karşı derdi olan ve bu derdini her platforma dile getiren bir eylem insanıydı. Işıklar içinde yatsın..

Araştırmacı-Yazar Aydın Tonga'ın Yönhaber'de yayınlanan yazısı

[1] Yaşar Nuri Öztürk, Allah ile Aldatmak, Yeni Boyut yay.2014

[2] Prof.Dr.Yasin Ceylan, ODTÜ.

[3] Birden çok anlama gelebilen, manası herkes tarafından kolayca anlaşılamayan, açıklanması için başka delillere ihtiyaç duyulan ayetlerdir.

[4] Hasan Aydın, İslam Modernizmi: Türkiye'deki Yansımaları Ve İşlevleri, EKEV AKADEMİ DERCİSİ Yıl: 10 Sayı: 27 

KAYANAK: ABC GAZETESİ

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

yaşar nuri öztürk yaşam din emevi faşizmi gezi direnişi din bu saray

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sonuçlar
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 İstanbul Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27
7 Trabzonspor 15 7 4 4 4 25
8 Bursaspor 15 7 3 5 10 24
9 Demir Grup Sivasspor 15 7 1 7 -5 22
10 Akhisar Bld. Genç. 15 5 4 6 -5 19
11 Kasımpaşa 15 5 3 7 -5 18
12 Aytemiz Alanyaspor 15 5 2 8 -3 17
13 Yeni Malatyaspor 15 4 4 7 -5 16
14 Osmanlıspor FK 15 4 2 9 -5 14
15 Atiker Konyaspor 15 4 2 9 -6 14
16 Antalyaspor 15 3 5 7 -11 14
17 Gençlerbirliği 15 3 3 9 -12 12
18 Karabükspor 15 2 2 11 -13 8
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı