18 Haziran 2018, Pazartesi
Kamile YILMAZ

Kamile YILMAZ

ANNEM KUTSAL DEĞİLDİ

22 Mayıs 2018, Salı 15:16

Takip Edin

Nüfusun yarısı olan kadınlar, en çok seçim dönemlerinde değerlenir. Kendini bir basamak üstte görenler, yarışırcasına anneliği över. O kadar yüceltirler ki annelerin başı döner. Bir süre belki de isyan etmekten vazgeçer. Belki de bu övgünün büyüsüne kapılıp susar, susmayan, isyan eden hemcinsini susturmaya çalışır. O övgüler boşa gitmez yani işe yarar. Hep yaramıştır.

13 Mayıs günü de işte böylesi bir anneler günüydü. Nisan ayında sevdiği, güvendiği erkeklerin eliyle 30 kadın öldürüldü. Kadına, kadınlığa sövgüler havada uçuşurken, Mayıs'ın on üçünde birden bire sustular. Dövdükleri, öldürdükleri kadınlara övgüler düzdüler. Çiçekler aldılar. Hatta onlara "Çiçeksin" diyerek, bitki yerine koydular. Anneyi ve anneliği kutsamakta yarıştılar. Oysa ne anne kutsaldır ne de annelik.

Doğuran her canlı annedir. Nasıl olur da doğurur doğurmaz kutsal oluverir? Gerçi ona "Kutsal" diyenler, her gün için değil, yılda bir gün kutsal olmasını isterler. Bu söze en çok köşeye saklanan para kıs kıs güler. Der ki "Ey kadınlar! Her şey beni elde etmek içindi. Uyanın artık! Ne değerlisiniz onların gözünde ne de kutsal." Aslında amaç, kadınları anneliğe hapsetmektir. Oysa her kadın anne olmak zorunda değildir. İsterse doğurur, isterse doğurmaz. Bu büsbütün kadının seçimi olmalıdır.

Anneler gününde alınan hediyelere bakın, çoğunluk "Senin yerin evin içidir" dercesine mutfak eşyasıdır. Tabak, tencere, ütü vb. Peki bütün bunlar kadının özel eşyaları mıdır? Gerçi bugünlerde pırlanta vb takılar da her gün evimizin içinde gümbür gümbür reklamda. Genç kadınlar bunlara özenebilir, yanılabilir. Çünkü o reklamlar basitçe yapılmıyorlar, ehil kişilerin elinde beyinlere kazınıyor, etkiliyor, yönlendiriyor.

Bir dünya şairi "Kadın tanrıdır" der. Kadının yaratıcılığını, zor koşullarda her gün kendini yeniden üretmesini anlatmak ister. Yerden göğe haklıdır. Ama yine de anne kutsal değildir. Kutsal olana dokunulmaz, biat edilir, eleştirilmez. Oysa anneler en çok eleştirilmeli, en çok eğitimden geçirilmeli, en donanımlı anne yani kadın olmalı. Kutsal masalıyla bir biblo gibi düşünüp dolduruşa getirilmemeli.

Benim annem 29 yaşında dul kalmıştı. O günlerde kızlar pek de okutulmazken cesaret edip beni okutabilmişti. Ama yine de annem kutsal değildir. Çünkü okuma yazma bilmeyen annem, beni kendi dünyası, kendi dar görüşü ile öylesine donatmıştı ki, onun bende bıraktığı yanlışları ata ata bitiremedim. Kırk yaşına kadar annemin bendeki yanlışlarıyla savaştım. Belki de hâlâ kalıntısı vardır.

Doğurmayan, doğurmak istemeyen, doğuramayan kadınlar var. Anneler gününde onlara söyleyecek güzel sözümüz var mı? Bir de annesiz, kimsesiz çocuklar var, ya onlara anneler gününde söyleyecek söz hazırladık mı? Güle ulaşmaya çalışırken, ezdiğimiz papatyaları

göremiyoruz. Oysa papatyalar da güller kadar değerli ve güzeldir. Her konuda terazinin kefesini dengede tutabilmeli. Son söz; Kadınlar böylesi konularda uyanık olmalı, masallara aldanıp da bal kabağına dönüşmemeli.

Bu makale 37 kez okundu

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yazarın Diğer Makaleleri

Son Dakika Haberleri

Çok Okunan Haberler

İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı