28 Mayıs 2018, Pazartesi
Kamile YILMAZ

Kamile YILMAZ

BEBEK ARABASI

20 Nisan 2018, Cuma 11:53

Takip Edin

Sık sık belediye otobüsüne binerim. Geçen gün de çarşıya gitmek için otobüsteydim. Genç bir kadın, bir eliyle bebek arabasını sürüyor, diğer eliyle de üç yaşlarında bir kız çocuğunun elinden tutarak otobüse binmeye çalışıyordu. Sürücü gürledi "Yasak hanımefendi!!! Bebek arabasıyla otobüse binmek yasak!"

Kadın şaşırdı. Ne yapacağını bilemedi bakakaldı. Otobüs doluydu ama herkes suskundu. Otobüsün delisi ben hemen ayağa kalktım ve kadının bebek arabasını hızla içeri çektim. Herkesin duyabileceği bir sesle "Nasıl yasak olabilir? Bebekli kadınlar yürüyerek mi gidecek?" Veryansın ediyordum. Sürücü kapıyı kapattı. Hareket ettik.

Öfkem şaşırdığımdan değildi. Toplumda kadına ve çocuklara nasıl davranıldığını herkes kadar ben de biliyordum. Neredeyse "Çocuk düşmanı" gibiydik. Kalabalıkta bir bebek ağlasın da gör. Bebeğin annesini azarlamayan kalmazdı. Çocuk, zaten yalnızca kadınındı. Bütün bu yanılgıların farkındaydım ve yaşamım boyunca da karşısındaydım.

Bebekler her zaman bebek olarak kalmazlar. Onlar yarınımızdır. Gerçi biz yarınımıza ne kadar sahip çıkıyoruz ki? Çocuklar yaşamın en keyifli parçası değil midir? Onlar olmadan dünya ne kadar da renksizdir, keyifsizdir. Shakespeare diyor ya "Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür." İşte o haldeyiz. Güzelliklere, mutluluklara, insanca olan şeylere arkamız dönük.

Sonra başka ortamlarda da bu olayı anlattım. Meğer herkes bilirmiş bebek arabasıyla otobüse binilmeyeceğini, yalnızca ben bilmezmişim. Bahanesi de en az davranışın kendisi kadar kötüydü. Otobüs ani fren yapınca bebek arabası ters gelmiş, çocuk ölümden dönmüş de ondan sonra yasaklanmış. Bunu herkes nasıl kabullenebilir anlayamadım. Çünkü bebek arabası kolay kolay ters dönmez. Tekerli olduğundan sağa sola yürür ama kolayca ters dönmez. Nasıl bir frendir ki o, bebek annesinin kucağında olsa, otobüsün öbür ucuna fırlar ve daha büyük tehlikeyle karşılaşırdı.

Bence bunun çözümü yasaklamak olmamalı. Çok daha basit bir tedbirle çözülür. Örneğin: bebek arabalı kadınlara ayrı ve genişçe bir koltuk ayrılamaz mı? Buna benzer bir çok çözüm getirilebilir ki bunun en kötüsü yasaklamaktır diye düşünüyorum. Gerçi toplum olarak yasaklara o kadar alışmışız ki sessiz kalarak onaylıyoruz. İçimizi en çok acıtan da bu sessizlik. Siz ne dersiniz?

Bu makale 121 kez okundu

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yazarın Diğer Makaleleri

İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı